Lulutata
Çocuklarla Eskişehir Gezimiz

Çocuklarla Eskişehir Gezimiz

Blog16 Mayıs 2018

Ortasından Porsuk çayının geçtiği farklı bir şehir... Sakin, dingin... Çocuklarla gezilecek birçok yeri var Eskişehir'in. İstanbul, Ankara veya Konya'dan trenle ulaşım mümkün. İki çocukla yaptığımız bu keyifli seyahate ilişkin notlarımı aşağıdaki başlıklarla sizler için derledim.

 

Eskişehir alabildiğine Çi Börek’çilerle dolu (resmen adım başı); düzenli ve temiz; insanları saygılı, yardımsever, güler yüzlü harika bir memleket! İkinci günün sonunda orada yaşamak istedim itiraf edeyim.

 

 

Eskişehir’de Nerede Kalalım?

 

Öncelikle nerede kaldık, nasıl gittik kısımlarıyla başlayayım. Tripadvisor, Lulutata ve Ets turizm sayfalarından kalabileceğimiz otelleri araştırdık. Merkezde kalmayı tercih ettiğimizden karşımıza çıkan Tasigo Hotel alternatifini markaja aldık. Tripadvisor yorumları bizi yanıltmadı, hem merkezi hem temiz hem de lezzetli yemekleri ile doğru seçim yaptığımız kesindi. Otelin içerisinde termal var, çocukları çok uzun süre sıcak suda tutmadan (max 15 dak) bir termal ve hamam deneyimi de yaşatmış olduk. (Otele giderken çocuklarınız için havuz terliği ve 6 yaş altı için bornoz götürmenizde fayda var)

 

Sazova Bilim, Kültür ve Sanat Parkı

 

İlk durağımız Sazova Bilim, Kültür Ve Sanat Parkı idi. Sazova parkı içerisinde Hayvanat Bahçesi, Sualtı Dünyası, Masal Şatosu ve Korsan Gemisi bulunuyor. Hepsi için tek bir yerden giriş var. Ana girişin karşısında açık otopark bulunuyor (otopark tüm gün 5 TL idi! İstanbul’dan gelince bu rakam bizi şaşırttı tabi). Sazova parkı içerisinde kafe, restoran ve büfeler var. Öncelikle şunu söylemeliyim SAZOVA BİLİM DENEY MERKEZİ içerisinde yer alan Sabancı Uzay Evi için nerdeyse 1 ay öncesinden rezervasyon yaptırmanız şart. Biz önceden bu tür bir rezervasyon yapmadığımız için giremedik. Bilim Deney kısmına girebiliyorsunuz sadece, burası da hafta içi 16:00-17:00 saatlerinde açık. Sazova Parkı’na girdiğinizde öncelikle deney merkezine giriş saatlerini teyit etmenizde fayda var. Gezi planınızı ona göre yapabilirsiniz. Veya gitmeden arayıp saatlerini sormak en mantıklısı belki de, iletişim bilgisi burada.

 

Biz gezimizi hafta içine denk getirdiğimiz için tüm park oldukça sakindi ve hiçbir kısımda sıra beklemedik. Ancak hafta sonu çok kalabalık olduğunu duydum, gezi planınızı yaparken park alanına erken gitmenizde fayda var. Hem sıcağa kalmamak  için (eğer yaz ayında gidiyorsanız) hem de kalabalıktan etkilenmemek için.

 

Deney Merkezi’nin hemen yakınında Hayvanat Bahçesi ve Sualtı Dünyası bulunuyor. Eskişehir'in temiz ve güzel bir hayvanat bahçesi var. Giriş ücretleri İstanbul’daki gibi yüksek değil. Çocuklar için 5 TL, yetişkin 10 TL idi fiyatları. Sualtı Dünyası, İstanbul’dakiler kadar büyük değil ama Sualtı kısmının Hayvanat Bahçesi ücretine dahil olması güzel.

 

Hayvanat Bahçesi ve Sualtı Dünyası’nı gezdikten sonra, Sazova Parkı içerisine doğru yürüyüşe geçtik. Öyle geniş yeşillik bir alana yayılmış bir kompleks ki burası, ilk etapta Masal Şatosu’na nasıl yürüyeceğiz diye düşünmedik değil. Önce bizi bir Korsan Gemisi karşıladı. Korsan Gemisini gezmek 1,5 TL. Yapay turkuaz rengi bir gölet içerisine oturtulmuş olan geminin içine bindik ve kamaralarını gezdik. Bu kısım kısa sürede bitti ama dönerken aynı biletle bir daha gemiye çıkma hakkımız vardı. Yorgunluktan halimiz kalmamıştı, biz tekrar edemedik ama aklınızda bulunsun.

 

Masal Şatosu ve Masal Anlatımı

 

Korsan Gemisi’nden sonra Masal Şatosu’na doğru yöneldik. Masal Şatosu girişi ücretli. İçeriği sadece gezmek için veya çocuklar için masal dinletisi için bilet alabiliyorsunuz. Masal dinletisi için çocuklara bilet alarak heyecanla şatoya girdik (çocukların yanında bir kişi dinletiye girebiliyor). Masal dinletisi için çocuklar şatonun merdivenlerinin başında sıraya giriyor, belirli sayıda çocuk alınıyor içeriğe ve belli saatlerde oluyor bu dinleti. Dinleti saati geldiğinde çocuklar önde, siz veli grubu olarak en arkada şatonun merdivenlerinden tırmanmaya başlıyorsunuz. Çocuklara kostümlü tiyatrocular eşlik ediyor ve masal diyarına doğru onları bir yolculuğa çıkarıyor. İçerisi geniş bir alana yayılmış tiyatro sahnesi gibi dizayn edilmiş, içeride 3 kafalı bir büyücü ve yaprakların arasında kuş cıvıltıları içerisinde kayalar, şelaleler var. Çocuklar bir kuşu kurtarıyor, uyuyan güzel uyanıyor… Tam bir hayal dünyası içerisi, eşsiz bir deneyim çocuklar için. Mutlaka dinletiye katılsın çocuklarınız derim.

 

(Masal Şatosu: 5-11 yaş grubu çocuklar için tasarlanan, alanın fantastik bir biçiminde dekore edildiği, tiyatro oyuncuları eşliğinde çocukların oyuna dâhil edildiği ve masalın birer oyuncusu haline geldikleri bölümümüzdür. Çocukların paylaşma, dayanışma, birlik olma ve özgürlük gibi önemli kavramları pekiştirmeleri amaçlanmaktadır.)

 

Masal Şatosu çıkışında hemen park içindeki, gölet manzaralı Kocatepe Kahve Evi öğlen yemeğimizi yediğimiz mekan oldu. Yemekleri güzeldi. Çıkışta park içerisindeki Deney parkında bulduk kendimizi. Klasik parklardan farklı olarak çocuklara fizik kuralları ile hem eğlence hem keşif imkanı sunan bu parkı dönüş güzergahında göreceksiniz (Kocatepe Kahve Evi çıkışında yol üstünde). Çocuklarımın en uzun süre vakit geçirdiği yer burasıydı.

 

Not: Sazova Parkı içerisinde tren gezisi de yapabiliyorsunuz. Tren duraklarını içeride göreceksiniz.

 

Tarihi Odunpazarı

 

Sazova sonrası otelimize hemen yürüyüş mesafesinde olan Odunpazarı ve o bölgedeki cam seramik atölyelerini gezdik. Odunpazarına Eskilehir’de kaldığımız her gün boyunca mutlaka bir kez uğradık. En güzel Çi Böreğimizi (Eskişehir’de Çi olarak yazılıyor) yine burda yedik. İstanbul’da yediklerimizden çok farklı geldi görüntü olarak ilk etapta, böreğin içindeki et bembeyazdı resmen ve içinden yağ değil su akıyordu! Bir ısırık aldıktan sonra ise hemen ikinciyi sipariş ettik! O kadar çi börek yememize rağmen, günün ilerleyen saatlerinde ağır gelip midemizi rahatsız edeceğini düşünüyordu isek de hiç öyle olmadı! Tadı damağımızda kaldı ve neredeyse her öğün bir çi börek attık tabiri caizse!

 

Odunpazarı'nda incik boncuk ve tabi ki Eskişehir'in meşhur lületaşları var. Hediye almak isterseniz lületaşından başka bir şey düşünmeyin. Rakamlar da uygun. Lületaşlı kolye setlerini 10 TL'ye alabiliyorsunuz.

 

Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi

 

Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi’ne gittiğimiz gün ise bir yerden burnumuza güzel yemek kokuları geldi. Kafamızı çevirdiğimizde ARZU’NUN YERİ adında ev yemekleri yapan bir yer gördük ve hemen girdik. Toyga çorbası çok meşhurmuş, gerçekten enfesti! Hele yediğim o mantıyı unutamıyorum. İncecik açılmış, mis gibi kokan öyle bir mantı yedik ki sırf bu sebeple bile tekrar gidebilirim Eskişehir’e. Tesadüfen çok meşhur bir yer keşfetmiş olduk. Balmumu Heykeller müzesi solunuzda kaldığında, bu mekan gerinizde kalıyor (100 m geride diyebilirim). Ufak bir yer, denk getirip mutlaka uğrayın.

 

Balmumu Heykeller Müzesi harikaydı! Gezmesi kısa sürüyor ama heykellerle fotoğraf çekilme kısmı çocukları çok eğlendirdi. Biz tam girerken bir okul grubuna denk geldik, böyle olmasa içerisi yine çok sakindi diyebilirim. Bazı kişilerle fotoğraf çektirmek ücretli. 

 

Eskişehir Kentpark ne yazık ki zamanımız kalmadığı için gezemediğimiz yerlerden. İçeride yapay bir sahil ve dalgası bile olan bir deniz bulunan mekan yine uzun süre vakit geçirilip keyif alınabilecek yerlerden biri. ''Eskişehirlilerin deniz keyfini yaşadıkları Akdeniz sahillerini anımsatan plajı'' olarak lanse edilmiş. Buraya da neredeyse bir gün ayırmak gerekiyor. Çocukların girdiklerinde çıkmak istemeyecekleri, birden fazla yedek kıyafetle gidilmesi gereken bir yer olduğu kesin.

 

Kent Park içerisindeki Has Kırım Çi Börek’çisi de çok başarılı imiş. Biz gidemedik, umarım sizler gidip yiyebilirsiniz.

 

Eskişehir’de Nerede, Ne Yemeli?

 

Damak zevkine düşkün bir aile olarak çi böreğin Eskişehir’de güzel olduğunu biliyorduk ama özellikle nokta atışı yerleri araştırıp gittik. Kent Park içerisinde şubesi olan Has Kırım Çi Börek bize önerilen lezzetlerden biri idi. Abdüsselam Köfte ise, yemeden gelmeyin! şeklinde sıkı sıkı tembihlendi ise de ne yazık ki yemek kısmet olmadı.

 

Tahin helvası sevenler için, bu işin ustası Tarihi Tanınmış Helvacı imiş, yeri çarşıda bulunuyor. Her gün 15:00’e kadar helvaları bitiyormuş. Biz İstanbul’a götürmek için aldık. Gerçekten tadı enfes, taptaze! (Emziren annelere de güzel süt yapıyormuş).

 

Yine çarşıda meşhur Papağan Çi Börek var. Burayı bilmeyen yoktur. Papağan’ın karşısındaki lokanta ise ev yemekleri yapıyor, bizimkiler çiğ börekçi olmadığı için bu lokantada yemek yedik, az kuru az pilav bizi her daim olduğu gibi kurtardı bu lokanta sayesinde.

 

Papağan’ın hemen karşısında yine meşhur Karakedi Bozacısı var. Burası da Eskişehir’li yakınlarımızdan öneri olarak not aldığımız yerlerdendi. İçemedik ama 2. Eskişehir turumuzda mutlaka tadılacaklar arasında.

 

Eskişehir Çarşı dendi mi akla Porsuk Çayı etrafına kurulmuş bir hayat gelir. Burayı yıllar önce görmüştüm, çocuklarla gitmek ise bir sonraki sefere kısmetmiş. Porsuk Çayı'nda nostaljik teknelerle gezinti yapabiliyorsunuz

 

Eskişehir’e Nasıl Gidelim? (Yüksek Hızlı Tren=YHT)

 

Eskişehir-İstanbul arası hızlı tren gayet keyifli ve konforlu. Yol 2,5 saat sürüyor. Trenden vakit nasıl geçiyor anlamıyorsunuz. Eskişehir turumuzun en keyifli kısmı bence trenle seyahat kısmıydı. 6 yaş altı çocuklar ücretsiz. Yemekli vagon isterseniz kişi başı 70 TL. Bileti önceden almanızda fayda var, özel günlerde tren bileti bulunamayabiliyor. 2 sefer hızlı tren yolculuğu yaptık Eskişehir ve Ankara olmak üzere. Kızım (5,5 yaşında) biletsiz yolcu olarak seyahat etti, ya 8 yaşındaki oğlumla aramıza oturdu yada boş koltuklarda sırayla oturdular. Oturma düzeni açısından sorun yaşamadık hiç.

 

İstanbul’dan hızlı trene binişler Pendik’ten yapılabiliyor. Buraya gitmek biraz uzun ve meşakatli olabiliyor sadece.

 

 

Özlem Canbolat

Lulutata.com Kurucusu