Lulutata
İki Çocukla Amerika Macerası

İki Çocukla Amerika Macerası

Seyahat15 Ekim 2016

Her şey New York'ta yaşayan bir arkadaşımızın düğün davetini almamızla başladı. Elbette ki kaçıramazdık ama 6 aylık oğlumuz ve 2,5 yaşındaki kızımızı da yanımızda götürmek çok mu büyük delilikti? Çevremizdeki pek çok kişiye göre evet, delilikti.

 

Biz dinlemedik ve yaptık organizasyonu. İstanbul'dan New York'a uçulacak, 2 gün New York'ta kalınacak sonra kiralık araba ile Baltimore'a geçilecek, oradaki 5 günün ardından Washington DC'den İstanbul'a uçulacak.

 

Seyahat gününe kadar eşim de ben de bu işin altından nasıl kalkacağımıza dair endişeler taşıyorduk, her ne kadar birbirimize açık etmesek de. Ufak tefek aksaklıklar olmadı değil, ama dostlarla bol bol hasret giderdiğimiz, özellikle de kızımın yaşıtlarıyla çok keyifli vakit geçirme fırsatı bulduğu bir haftanın ardından evimize döndüğümüzde, bir sonraki durağımız neresi olsun diye düşünmeye başlamıştık bile.

 

Çocuk(lar)la uzun uçuşlu bir seyahat planlıyorsanız, deneyimlerden faydalanmak büyük önem taşıyor. Bunu biraz geç farketmiş biri olarak, en azından benim deneyimlerim başkalarına ışık tutarsa çok sevinirim.

 

Uçuş Planlama

 

Düğün tarihi belirli olduğu için ona en uygun tarihte uçak bileti aramakla başladık işe.

 

- Çocuğunuz 2 yaşından büyükse ona ayrı bir bilet almanız gerekiyor. Bunu bilmekle birlikte, nedense çocuk biletlerinin mutlaka indirimli olacağına dair yanlış bir algıya sahipmişim. Halbuki uçuşa, uçulan tarihe göre indirimli olamayabiliyormuş.

 

- 2 yaşından küçüklere bebek bileti alınıyor, ama onların koltuğu olmuyor, kucağınızda yolculuk ediyorlar, bu da tamam, yurtiçi uçuslardan biliyoruz. Ama az kalsın onemli bir detayı atlıyormuşuz. Uzun uçuşlarda, Bebek 9 kilonun altındaysa, "puset" dedikleri bir cins beşikte seyahat etme şansı var ki, özellikle henüz oturamayan bir bebekle 10 saatlik pusetsiz uçuşun kabus olabileceğini tahmin edersiniz. Ancak bu pusetler her uçuşta, uçağın tipine göre sınırlı sayıda oluyor. Bu nedenle, bebeğin biletini de diğer biletlerle birlikte almak ve alırken mutlaka puset talebini onaylatmak gerekiyor. Aksi takdirde, bizim başımıza geldiği gibi, "uçakta çok fazla bebek var sizinki kucağınızda uçacak" şeklinde bir cümle ile karşılaşabilirsiniz. Merak edenler için söyleyeyim, uçağı kaçırma pahasına şansımızı zorladık ve eşimle yanyana olamasak da Selin yanımda, Kerem pusette uçmayı başardık.

 

- 2 yaşından küçük bebeğiniz 9 kilonun üzerindeyse mümkünse ön sırayı ayırtmaya çalışın. Böylece çok yorulduğunuzda yere bir örtü sererek bebeğinizi oturtabilir ve biraz rahat nefes alabilirsiniz.

 

Vize

 

- Biletleri aldıktan sonra sıra çocukların vizelerine geldi. Eğer annenin ve babanın geçerli birer Amerikan vizesi varsa, çocukların bizzat götürülmesine gerek yok. Hatta konsoloslukta bize söylenen, böyle durumlarda mektupla bile başvuru kabul edildiği. Ancak biz boş bulunup iki çocuğu da sürükledik konsolosluğa yok yere. Neyse ki konsolosluk görevlileri gayet sıcakkanlı ve yardımseverlerdi bize karşı. İşlemler de sorunsuz ve hızlı bir şekilde halloldu.

 

- Diğer vizelerde olduğu gibi, eğer ebeveynlerden yalnızca biri ile seyahat ediliyorsa, 18 yaşından küçük çocuklar icin noterden alınmış bir muvaffakatname gerekiyor.

 

Uçuşa Hazırlık

 

Uçağımız saat 13.00'te kalkıp Amerika saatiyle 17.00 civarı ineceğinden, kızımın 10 saatlik uçuşun sadece birkaç saatini uyuyarak geçireceğini tahmin ediyordum. Bu nedenle onu uçakta oyalayacak her türlü malzemeyi hazırlamak üzere seferber olduk.

 

- Uzun uçuş boyunca yanımızda atıştırmalık bir şeyler bulundurmak iyi olur düşüncesiyle bir gün öncesinden ev yapımı poğaca ve kekleri hazır ettik. Gerçi bunlar kızımdan çok eşimin ve benim midelerimizi bayram ettirdi.

 

- Yemek demişken, THY'nin sunduğu hizmetlerden biri de çocuk menüsü seçimi. Uçuş öncesinde (24 saat kalana kadar yapılabiliyor) THY call center'i arayarak biletli çocuğunuz için çocuk menüsü isteyebiliyorsunuz. Ancak bu menüler bol miktarda şekerli gıdalar ve çikolata, şekerleme cinsi ürünler içeriyor. Bu konuda hassas anne/baba iseniz çocuk menüsünü tercih etmemenizi öneririm.

 

- Sıra bavul hazırlığına geldiğinde işimin hiç kolay olmadığını biliyordum. Sadece iki bavula sığmak zorundaydım ve koyulacak çok şey vardı. Bir de tabi nereden başlayacağını bilememe durumu. Neyse ki önceden hazırladığım liste imdadıma yetişti. Her şeyi aldığınızdan emin olmak için birkaç gün öncesinden bir liste hazırlamak en iyisi. Bu listeyi hazırlarken önce ilk aklınıza gelenleri yazıyorsunuz, sonra gün içinde kullandıkça ya da başka vesilelerle hatırladıklarınızı ekliyorsunuz. Bu nedenle bu listeyi sürekli elinizin altında olan bir yere yazmalısınız. Tabi ki bavullar yetmedi ve eşimi zar zor kabin boyu bir bavulu daha yanımıza almaya ikna edebildim.

 

Yolculuk

 

- Üç bavul, iki puset, iki çocuk ve iki yetişkin olarak çıktık yola.  İlk aşama olan arabanın bagajına sığma işini başarıyla atlattık. Havaalanına geldiğimizde bavulları ve bebeğin pusetini bir taşıma arabasına yükledik. Selin pusetinde, Kerem ise kangru ile benim kucağımdaydı. Böylece hiç zorlanmadan check-in, pasaport kontrol ve hatta güvenlikten geçiş aşamalarını tamamladık. Kerem kucağımda uyuduğu için güvenlikten geçerken indirmemi istemediler ve uçağa binip yerimize yerleşene kadar rahatı hiç bozulmadı. Bu hayat kurtaran kangruyu bana ödünç vermeyi teklif ettiği için sevgili arkadaşım Bilgen'e teşekkür etmeden geçemeyeceğim.

 

- Kerem pusette oldukça rahat etti ve her iki uçuşun çoğunu uyuyarak geçirdi. Yalnız pusetin takıldığı yer ekranın hemen altında olduğundan gelen ışık bebek için rahatsız edici olabiliyor. Gidişte bu soruna THY'nin verdiği battaniyeleri kullanarak çözüm bulduk. Dönüş uçuşunda ise hostesler biz söylemeden ekranı kapattılar.

 

- Yolculuk boyunca kızımı oyalayacağını düşündüğüm, boyama/aktivite kitaplari, hikaye kitaplari, oyun hamuru gibi malzemeler toplamda 1 saat kadar yardımcı olabildi. Bu nedenle -hiç tercih etmesek de- 2,5 yaşındaki çocuğu bir yere sabitlemenin en kolay yolu olan film izletme seçeneğine başvurduk. Biz yanımıza dvd player almıştık, çok işe yaradı. Ipad, tablet, laptop da aynı işi görecektir. Şarj süresi uzun bir aleti tercih etmekte fayda var.

 

Jetlag Kabusu

 

Seyahatimizin çocuklar açısından sancılı tek yanı iki ülke arasındaki saat farkına uyum sağlama zorluğu oldu. Dönüş gidişe göre daha uzun sürdü, Kerem, Selin'e göre daha fazla etkilendi. Hiç ağlamayan bebek, huysuzlaştı, benden başka kimsenin kucağında duramaz oldu, gidişte 3 gün, dönüşte 1 hafta boyunca uykuya geçişleri kabus halini aldı.

 

Jetlag'den kaçınmanın bir yolu olduğunu sanmıyorum ama daha kolay atlatmanın bir yolu varsa o da dönüşte gece uçuşu yerine öğleden sonra uçuşunu tercih etmek olabilir. Böylece uçak indiğinde yeni bir güne başlıyor olmak uyumlanmayı kolaylaştırabilir.

 

Her aşaması biraz kalp çarpıntısı, biraz telaş, biraz yorgunluk olsa da, iki çocukla bizim için macera olan bu yolculuk, önemli bir deneyim ve bundan sonra yapılacak seyahatler icin güzel bir motivasyon oldu.

 

Esra Kuluhan